Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığı

Akdeniz ve Ortadoğu’da yaşayan ya da kökenleri bu topraklara dayanan topluluklarda daha sık görülmesinden ve aileden geçmesi kalıtsal bir hastalık olması nedeniyle adı “Ailevi Akdeniz Ateşi” olan bu hastalık tekrarlayan ateşlere, karın, akciğerler ve eklemlerde ağrılara neden olmaktadır.

İnfl amatuvar bozukluk olarak da tanımlanan hastalıkta ilk vakalar 1945 yılında kayıt edilmiştir.

Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığının Belirtileri

Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı, genel olarak çocukluk çağında teşhis edilen ataklar halinde seyreden bir hastalıktır. Hastanın tekrarlayan ateş ve ateşle birlikte olan karın, göğüs, eklem ağrıları gibi bir süre şikâyetleri olur ve daha sonra bunlar kendiliğinden geriler. Ataklar en fazla 3 gün sürer, en şiddetli atak ilk 24 saatte görülür. Ataklar sırasında hastaların tamamında ateş görülür, karın ağrısı ile birlikte hastaların yüzde 97’sinde, eklemde şişlik ve ağrı ile seyreden artrit bulguları ise yüzde 40 ila 70’inde gözlemlenir. Daha da az sayıda hastada da testis ağrısı, baldır ağrısı, ayak veya bacak derisi üzerinde kızarıklıklar gözlemlenmiştir.

Ailevi Akdeniz Ateşi Hastalığının Tedavisi

Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı, geçici bir hastalık değildir. Uzun süreli bir hastalıktır. Bu nedenle de tedavisi ömür boyu sürmektedir. Hastaların yüzde 70’inde belirtiler ilk 10 yılda ortaya çıkar. Hastaların çoğunda şikayetler çocukluk döneminde başlar. 40 yaşından sonra görülen hastalık başlangıcı da yok değildir ama çok nadirdir.

Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığının tam bir tedavisi yok. Ancak çok yüz güldürücü tedavi sonuçları olduğunu da bilmeliyiz. 1972’den beri kullanılan Kolşisin’in Ailevi Akdeniz Ateşi hastalığı tedavisinde yeri çok önemli. İlaç yeterli dozda kullanıldığında hastaların yüzde 65’inde yakınmalar tamamen düzelir. Hastaların yüzde 30’unda atakların şiddeti ve sıklığı azalmıştır. Hastaların yüzde 5’i ise tedaviye yanıt vermemiştir.

Sosyal Medyada Paylaşın:
Önceki Yazı