Alt Islatma

Genetik nedenlerden psikolojik sorunlara, kadar birçok sebebin neden olduğu alt ıslatma yani diğer adı ile enürezis, çocukların gece ya da gündüz, istemsiz olarak idrarını kaçırması, elbiselerini ve yatağını ıslatması olarak tanımlanmaktadır.

Alt ıslatma, 5 yaşındaki her 7 çocuktan birisinde görülmekte okul çağındaki çocuklarda ise her 10 çocuktan birisinde bu durum devam etmektedir. Alt ıslatma 5 yaşından sonra devam eden çocuklarda tedavi edilmelidir. Tedavi edilmediği durumlarda çocuklar büyüdükçe durumun farkına varmaya başlar ve çocukta sosyal ve psikolojik bazı sorunlar oluşabilmektedir.

Alt ıslatma ile ilgili yapılan araştırmalarda genetik faktörlerinde oldukça önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Tek anne ya da babanın çocukluğunda aynı problemi yaşaması durumunda çocuğunda olma olasılığı %44 iken, hem annede hem babada bu sorun yaşanması durumunda çocukta görülme olasılığı %77 olduğu sonucu elde edilmiştir.

Alt Islatma Nedenleri

Alt ıslatmanın bir çok nedeni bulunmaktadır. Alt ıslatma nedenleri;

-Genetik nedenler

-Mesane ve ilgili sebepler

-Uykularının çok derin olması ve uyandırılmakta zorlanılması

-Merkezi sinir sisteminin gelişiminde gecikme

-Hormonal etkenler

-İlaçlar ve hastalıklar

Alt Islatma Tanısı Ve Tedavisi

Tedaviye başlamadan hekim tarafından çocuğun detaylı fiziksel muayenesi yapılmalı, idrar kaçırmaya yol açabilecek diğer tüm nedenler gözden geçirilmelidir. İlk olarak genellikle denenen programlar çocuğun kendisinin veya ailesinin gece uyanmasına dönük programlardır.

Ailenin desteği ile beraber alt ıslatmada uygulanan motivasyon tedavisi ve ilaç tedavisinin başarı oranı %70-80’leri bulmaktadır. Ancak uygulanan ilaç tedavisinin en önemli dezavantajı tedavi kesildikten sonra rahatsızlığın yüksek oranda tekrar etme riskinin bulunması. Bu nedenle son yıllarda alarm cihazları( çocuk idrar kaçırmaya başlar başlamaz çocuğu uyandıran cihazlar) ve ilaç tedavisinin birlikte kullanılması önerilmektedir. Bu tedavi ile çocuklarda %85’lere varan iyileşme sağlanmaktadır. Alt ıslatma tedavisinde bu tedavi diğer tedavilere göre tekrarlama riski daha düşüktür.

Sosyal Medyada Paylaşın: