Hekim Olarak Almanya’ya Yerleşme, Tıpta Uzmanlık Eğitimi Alma Olanakları ve Hekimlerin Çalışma Koşulları Hakkında.

Genel satlas Ocak 13, 2019

Bu yazı ile ülkedeki her geçen gün güvensizleşen ortamdan, siyasi iklimden, çalışma koşullarından memnun olmayan, çocukları adına endişeleri olan hekim arkadaşların başka ne alternatifleri olduğu konusunda Almanya’ya eşinin hekimlik mesleğini kullanarak yerleşmiş ve burada uzmanlık eğitimi alma, hekimlik yapma, iki çocuğuyla beraber yeni bir yaşam kurmanın tüm aşamalarını, zorluklarını yaşamış biri tarafından bilgilendirilmesi amaçlanmıştır.

Almanya’ya hekim olarak yerleşmek, yepyeni bir hayat kurmak, Almanya gibi bir ülkede, hem sınavsız, hem de iyi bir maaş karşılığı uzmanlık eğitimi almak hayal mi? Burada bunun yanıtlarını okuyacaksınız.

Belki zaten uzman hekimsiniz, kariyer hedeflerinize ulaştınız, hatta parasal sorunlarınızı da artik aştınız, tam rahat etmeyi planladığınız, huzuru, konforu hakettiğiniz yaşlara geldiniz ama memleketten umudu da kestiniz. Ağır çalışma koşulları nedeniyle mesleğinizi hakkını vererek, dilediğiniz gibi yapamamanın sıkıntısını yaşıyorsunuz.

Hasta ve hasta yakinlarinin gittikce zivanadan cikan saygisiz, saldirgan tavirlari nedeniyle calisirken can güvenligi riskine varan endiseler insani mesleginden sogutuyor. Çocuklarınız var ama yarın ne olacağını kestiremiyorsunuz. Eğitim sisteminde sabah-akşam yapılan değişiklikler, dayatılan bambaşka okul formları nedeniyle önünüzü göremiyorsunuz, okula gönderiyorsunuz gözünüz yollarda kalıyor, bazen uykularınız kaçıyor.

Tüm bunlar yetmiyormus gibi son aylarda sadece mevcut iktidara muhalif oldugu icin isinden, mesleginden olan binlerce hekim ihrac kararlariyla onlarca yillik emegi ile hak kazandigi mesleginden mahrum edilip büyük bir caresizlik icinde birakildi. Bu konuda söyleyecek söz maalesef yok. Kimin degeri bilinmis ki bu topraklarda!

Keske her şey insana dair, insanca olsa da kimse göç etmek zorunda kalmasa, keşke her insan öz memleketinde kendi vatandaşına, vatanina hizmet etse. Kim ister köklerini, dostlarını, akrabalarını terk edip, yıllardır biriktirilmiş her şeyi boşa çıkarmak pahasına yok sayıp, çoluk çocuğuyla bambaşka topraklarda yeniden başlama riskine girmeyi.

Bu kısır döngünün kırılması için hayatını feda edip, memlekette kalıp, mücadele edenlere de saygı duymakla beraber, bu makale hekimlerin kendilerine sunulan bu kırk satır-kırk katır seçeneğinden başka alternatifleri de olduğunu öğrenmesi amacıyla yazıldı.

***

Niçin geldiğimiz, mutlu olup olmadığımız apayrı bir konu, genel anlamda oldukça mutlu olduğumuzu belirteyim . Bir süre sonra size onu da anlatacağım ama bu yazının konusu nasıl geldiğimiz, nasıl gelebileceğiniz ve burada sizleri nelerin beklediği.

Evet, biz 40 lı yaşların ortasında, 7 ve 12 yaşlarında iki çocukla ve sifir denebilecek düzeyde Almanca bilgimizle yaklasik 7 yil evvel, 2011 yilinda bu kararı verdik ve  kararımızdan 15 ay sonra,  eşimin hekimlik diplomasını ve aldığı kurs sonunda Türkiye den almış olduğu Almanca dil belgesini kullanarak Almanya ya geldik.

Evet, memleketten umudu kesmistik ama ilk karar verdiğimizde gelebileceğimizi hiç düşünmemiştik. Memleketteyken biraraya geldigimiz arkadaslarla yurt disina yerlesme sohbetlerini yillardir yapar ve ertesi gün hayat curcunasinin icine girer girmez unuturduk cünkü. Ama aklimiza hic Almanya gelmezdi nedense, bütün hayallerimiz ABD, Kanada ve Avustralya üzerineydi.

Evet büyük bir hayal gibiydi ama kendimizi o günlerde öyle çaresiz, öyle güvensiz hissediyorduk ve özellikle çocuklarımız adına endişelerimiz öyle büyüktü ki kücük bir ihtimal gibi görünen bu hedefi muhabbet konusu yapmaktan cikartip bu sefer ciddi ciddi denemeye karar verdik.

Esim cok direndi, yapabilir miyim, nasil olacak, ya olmazsa, bu kadar emek, masraf?

Başarabilirsek bambaşka bir dünyamız olur, başaramazsak ne kaybederiz ki, dedim, en azından bir yabancı dil daha öğrenmiş oluruz. Hem ülkemizin bize kapıları her zaman açık, öyle veya böyle bu memleket bizim. Ne zaman istersek döner kaldığımız yerden başlarız. Evet, aynen böyle ikna ettim, aynen böyle motive olduk.  Yine de hersey netlesene kadar en yakin dostlarimiza haricinde bu hayalimizden kimseye bahsedemedik.

Şimdilerde dönebilecek bir memleket kalmadığını görmenin üzüntüsüyle karışık, hem kendimiz hem de cocuklarimiz adina ne kadar doğru bir karar verdiğimizin buruk keyfini hissediyoruz.

Düzenimizi tamamen kurduk, henüz 2. yılımızda evimizi aldık. Bizim için en önemli endişe kaynağımız olan çocuklarımız çocukluğunu yaşayarak 3 dilli bir eğitim alıyorlar. Okula koşa koşa gidip keyifle dönüyorlar. Hafta sonları ve akşamlar kendilerine ait. Almanca zaten ana dilleri gibi oldu. Bunun yanında mükemmel İngilizce ve Fransızca öğreniyorlar.

Yanlış anlamayın, bunlar özel okulda değil, hepsi devlet okulunda, 5 kuruş bile para ödemiyoruz. Çocukları Türkiye’deyken özel bir koleje gönderiyor (TED), her ay çuvalla para ödüyordum, şimdi burada adi özel okul ama kendisi dersane olan, çocuklara nefes bile aldırmayan Türkiye’deki kolejlerden çok daha iyi bir eğitimi devlet okulunda parasız alıyorlar. Üzerine devlet bana iki çocuğun var, küçük ihtiyaçlarını gider diye her ay 390 EU para ödüyor. Kisaca, egitim kalitesindeki büyük fark, cocuklarin huzuru yaninda sadece çocukların eğitim giderleri olarak bile Türkiye ye göre aylık 1800 Eu civarı bir kazancimiz var.

Hafta sonlarında bazen günü birlik Hollanda, Belçika veya Fransa ya gezmeye gidiyoruz. Avrupa dedigin zaten büyük, dümdüz bir ova. Bulunduğumuz yere Paris 5, Amsterdam ve Brüksel 2 saat. Bir cumartesi gecesi için bir otel ayarlayıp İstanbul’dan Ankara’ya gidermiş gibi, sorgusuz, sualsiz Prag, Viyana, Budapeşte, Milano, Madrid, Barselona veya Roma ya da arabayla gidebiliyoruz. Simdilik ve halen Türk vatandasi oldugumuzdan sadece Londra vize istiyor, o da burada olan oturum izinlerimiz sayesinde 2-3 gün içinde kolaylıkla alınabiliyor.

***

Öncelikle, Almanya son yıllarda patlarcasına çoğalan oturum-calisma izni taleplerinde Almanya ya yerleşmek isteyen yatırımcılardan 2-4 milyon EU gibi büyük bir yatırım isterken, hatta bu yöntemle gelmek bile oldukça zorken hekimlere neden bu şekilde kolayca kucak açtığını biraz açalım.

Nedeni çok basit, ekonomi büyüyor ama nüfus yaşlanıyor. Nüfusun yaşlanması hekim açığına çifte bir etki gösteriyor. Birincisi, genç nüfus azaldıkça eğitim alan genç sayısı azalıyor. İkincisi ise, nüfus yaşlandıkça sağlık ve tedavi ihtiyaçları büyüyor. Daha yaşlı nüfus, daha çok hastane, daha çok hekim ve sağlık personeli ihtiyacı demek.

Temel sorun nüfus yapisi ama bunun yaninda tabiki başka yan etkenler de var. Diğer etkenlerden biri de zaten mali sorunlari olmayan ailelerden gelen genclerin ayda 6-7 bin euro kazanmak icin liseden sonra 11 yillik tip egitimine gitmek istememeleri. Burada bizdeki gibi iyi para kazanmak icin illa doktor olmaniz sart degil.

Yan etkenlerden bir digeri ise Almanya’nın yaşadığı nüfus sorunlarını daha ağır yaşadığı halde pek çok nedenden dolayı göçmenlerce pek tercih edilmediğinden işgücü açığını kapatamayan İsviçre ve İskandinav ülkelerinin (Isvec, Norvec, Finlandiya) diger Avrupali hekimlere teklif ettiği yüksek maaşlar. Binlerce Alman hekim bu ülkelere göç etmiş durumda. Burada denkligini almis her Türk hekim de tabii ki otomatik olarak tüm Avrupa da calisma iznine sahip oluyor.

Almanya da kendi açığını öncelikle yeni AB ülkelerinden kapatmaya çalışıyor ama gözünü diktiği yeni üye ülkelerin de durumu belli, 10 tanesini toplasan nüfusu 50 milyon etmiyor. Tüm bu nedenlerden dolayı, geçen seneki son durum hala 36 bin hekim ihtiyacı daha olduğu idi. Son gelen 1 milyona yakın göçmenin etkisini de katarsak bu açığın en azından önümüzdeki 20 yıl boyunca kapanması imkansız görülüyor.

***

Sizlere karar vermekten Almanca kursunu bitirmeye ve yerleşmeye kadar olan bu süreçte merak edeceğinizi tahmin ettiğim bazı soruları ve bunların yanıtlarını hazırladım.

1- Almanca’yı hangi düzeyde bilmem gerekiyor ?

– Resmi işlemlerinize başlayabilmek için şimdilik B2 düzeyinde Almanca bildiğinizi Alman Hükümetinin tanıdığı bazı kurumların sınav belgesi ile ispatlamalısınız. Şimdilik, diyorum çünkü B2 seviyesinde bir Almanca’nın çalışma sırasında yarattığı sorunlar çoktandır konuşuluyor ve denklik verilebilmesi için evraklar üzerinde bile olsa gerekli dil seviyesinin C1, yani bir üst seviyeye çıkarılması söz konusu. Bir eyalet C1 istemeye başladı bile.

2- Hiç Almanca bilmiyorum B2 seviyesine gelmem ne kadar sürer?

– Tabi ki göreceli bir süre ama orta düzeyde İngilizce bildiğinizi varsayarsak (çünkü çok yardımı olur ), haftada 15 saatlik bir kurs ile 12-14 ayda rahat ulaşılabilinecek bir düzey. Bu süre tabi ki haftalık ders saati ve çalışma temponuz, pratik yapabilme olanaklarınız ölçüsünde daha kısa veya uzun  olabilir. Buraya gelip, azimle sarılıp 7-8 ayda ulaşan bir çok kişi var

Mali durumunuz uygun ise, uzun süreli vize alabilir veya yeşil pasaport sahibi iseniz B1 e kadar olduğunuz yerde geldikten sonra, B1 den B2 ye olan süre için burada bir kursa da yazılabilirsiniz.

Bu iş Türkiye de olmaz mı ? Tabi ki olur, iyi bir özel öğretmen veya dershane ile düzeninizi hiç bozmadan bir kaç ay daha fazla sabrederek te B2 düzeyi Almanca ya ulaşmak mümkün.

Bence en iyi yöntem sizinle benzer hedefi olan bir veya iki kişi daha bularak bir grup oluşturup bir dershanede özel sınıf açtırmak veya özel öğretmen tutmak. Eşlerinizi de hesaplarsanız 4-6 kişilik bir grup dil öğrenmek için ideal olur

3- Ailem, eşim ve çocuklarım da benimle gelebilir mi ?

Tabiiki. Çekirdek aile dediğimiz eş ve çocukların tamamı hekimin çalışma izni ile beraber oturma iznine sahip oluyor. Göreve başlar başlamaz her bir çocuk için 190 EU çocuk parası almaya başlar ve eşinizi sınavı başardığı taktirde ödediği yarım ücreti de geri alabileceği, yarısı devlet tarafından ödenen buradaki bir dil kursuna kaydettirebilirsiniz.

4- İstediğim branşı seçebilir miyim?

Bu soruya hayır diyemesem de evet demek te zor. Örneğin göz,  estetik cerrahi gibi  popüler branşlarda zor. Çünkü bu branşlar ülkemizde olduğu gibi burada da gözde. Asistanlık bulma sürecinde sabırlı olmak gerekir.

 

5- Mesleki denkligin verilmesi icin ne tür sinavlar var?

Işin can alıcı kısmı iste burası. Ne tür bir sinav veya sinavlara gireceginiz hatta sinavi erteleyerek calismaya baslayip baslayamayacaginiz tamamen bu dosyada neler olduguna bagli. Dosyanin sunulacagi eyalete göre bile farkliliklar olabiliyor. Dosyanizin icerigi ve basvuru niteligi konusunda mutlaka profesyonel destek alin.

6- Herhangi bir bransta asistan olabilmek icin, ayrica, bizdeki TUS benzeri herhangi bir merkezi sinav var mi?

Hayir.

7- Hangi eyaletleri önerirsiniz, yabancı bir hekim olarak daha rahat yaşayabileceğim yerler nereleri?

Bu sorunun yanıtı tamamen sizin beklentilerinize bağlı. Birleşmeden önce doğuda olan eyaletler ( Brandenburg, Mecklenburg-Vorpommern, Sachsen, Sachsen-Anhalt, Thüringen ) birleşmeden sonra her ne kadar paraya boğulup büyük yatırımlar yapılsa da henüz batı düzeyinde bir refaha ulaşmış değil. Bu nispi azgelişmişlik kısmı sizi maaş veya çalışma şartları açısından bağlamaz, hatta iyi şartlarda çalışıp daha iyi maaşlar alıp daha güzel evlerde oturabilirsiniz. Ancak batının sosyalleşme olanakları, iş ve ulaşım imkanları, eğitim kalitesi ve yabancılara bakış açısından doğudan daha iyi olduğu kesin.

Bunları söylerken ülkemizde Ağrı ile İzmir gibi anormal bir gelişmişlik farkından bahsetmiyorum. Doğu Almanya ile Batı Almanya arasındaki farkı anlatmak için illa kıyas yapmak gerekirse İzmir- Denizli örnekleri sanırım daha uygun olur.

8- Uzman hekimim, uzmanlığımı tanıtmam mümkün mü?

Evet, ancak göreve uzman olarak başlamanız oldukça güç. Çünkü iki ülke arasındaki uzmanlık eğitimleri arasında ciddi farklılıklar var. Bu nedenle en az 1 yıl tekrar asistanlık yapmayı göze almalısınız. Dilediginiz özelliklerde iš bulma sansiniz ise pratisyen hekimlere göre cok daha yüksek.

9- Çalışma koşulları, çalışma saatleri nasıl ?

Sözleşmenizde haftada 38,5 saat yazar ama  en az 2 saat fazla çalışırsınız ve bu saatler fazla mesai olarak ödenir ama aşırı fazla mesai yapana pek sıcak bakılmaz. Rutin islemlerinizi bu 38,5 saatte tamamlamaniz beklenir. Yani günlük resmi çalışma süresi olarak ülkemizden pek farklı değil. Ancak biliyorsunuz, Türkiye’de asistan veya uzman hekimlik kölelikten farklı değil. Eğitim veya performans sistemi adı altında nasıl ezildiklerini, özel hastanelerde cumartesi calismanin normallestigi bir ortamda ne söylenebilir?

Asistanlik sirasinda fazla değil bir kac ay ay evvel gelmiş bir diğeri ile bile ast üst ilişkisinin olduğunu, ayda 15-20 nöbet tutulduğunu, hocaların karşısında nasıl el pençe pozisyonu alınmak zorunda kalındığını düşünürsek burası tüm bu kölelik ve saçma hiyerarşik düzenle kıyaslandığında bir cennet. Üstelik bizdeki asistanların 3-4 katı bir maaş alma şansınız var.

Mesainiz sırasında değil hocanız, başhekiminiz bile odanıza girse, yerinizden kalkmazsınız. Sabah toplantısında başhekim geç kalır da masada yer bulamazsa toplantı boyu ayakta kalabilir ve bizim gibi saçma hiyerarşik düzene sahip ülkelerden gelen göçmen hekimler dışında kimse yerini vermek ihtiyacı veya bir rahatsızlık hissetmez. Isinizi dogru düzgün yapar hic kimseye de eyvallah demezsiniz.

10- Nöbetler ne durumda?

Hastaneden hastaneye değişmek üzere ayda 2-5 adet arası nöbet tutar ve yine tutarı değişmek üzere bunu ücretini extra olarak alırsınız. Örneğin ( iyilerden bir örnek ) bazı hastanelerde bir hafta sonu nöbeti (cumartesi) için 450 Eu net olarak ödeniyor.

11- Maaşlar nasıl? Yeni göreve başlayan bir asistan ne kadar kazanır?

Asistan olarak göreve başladığınızda ilk yıl ortalama aylık geliriniz nöbet ve çocuk parası hariç olmak üzere ve tecrübenize göre brüt 4200 ile 5800 EU arasında değişir. Örnek olarak, bizim gibi iki çocuklu bir aile için nöbet paraları ve çocuk paraları ile bu rakama ayda 800-1500 EU daha eklemek gerekir. Özet olarak, iki çocuklu bir asistan için her şeyi dahil edersek, ilk yıl için asgari 3200, azami ise 4800 Eu net bir aylık gelir söz konusu. Bu rakam her yıl hem belirli oranlarda artar hem de bazı yan gelirler eklenir. Yan gelirleri de ekleyerek ortalama yillik brüt hekim maaslari söyle:

Chefarzt (Bashekim)279.000 Euro
Oberarzt ( bizde tam karsiligi yok)114.000 Euro
Facharzt (Uzman hekim)90.000 Euro
Arzt in Weiterbildung (Asistan hekim)68.000 Euro

12-Almanya da maaşlar neden hep brüt konuşuluyor?

Çünkü burada herkes bizim ülkemizdeki gibi aynı oranda vergilendirilmiyor. Eşinin çalışıp çalışmadığı, evli olup olmadığı, çocuğu olup olmadığı veya ne kadar kazandığı gibi bir çok ölçüt nedeniyle 5 çeşit vergilendirme var. Sizin nasıl bir vergilendirmeye tabi olduğunuzu işveren bilemeyeceği ve aynı zamanda da zaten ilgilendirmediğinden tüm ücretler brüt olarak söylenir. Siz daha sonra hangi vergi dilimine tabii olduğunuza dair maliyeden kağıdınızı alır ve bunu işverene verirsiniz. İşveren vergi sınıfınıza göre tüm kesintilerinizi ilgili yerlere öder ve size net maaş ödemesi yapar. Nöbet paraları ise vergiden muaf.

13- Yıllık izinler ve diğer sosyal haklar nasıl?

Yıllık izinler ilk yıl için cumartesi pazar ve diğer resmi tatil günleri sayılmamak üzere 30 işgünü olarak hesaplanır. Ve sayıca az olmak üzere, bazı hastanelerde izin parası ve Noel ikramiyesi altında yılda iki maaşa varan extra ödemeler var.

14- Asistan olarak kazandığım parayla geçinebilir miyim?

Burada iki çocuklu bir aile, ayda asistan maasi ile bile (3500 Eu) gayet rahat bir yaşam sürdürebilir, üst orta sınıf bir otomobile sahip olabilir ve yurt dışı tatillerine çıkabilir. Buradaki gıda fiyatlarının Türkiye’den daha ucuz olması nedeniyle mutfak masrafınızın % 20 civarında düşeceğini söyleyebilirim. Otomobil ve elektronik eşya fiyatları ise kıyaslanamaz oranda ucuz. Antalya veya Bodrum tatillerinizi dahi İstanbul’da oturan bir arkadaşınıza göre daha ucuza yaparsınız. Ev kirası veya fiyatları kalite standartları daha yüksek olmasına rağmen Türkiye deki büyük şehirlerden pek farklı değil. Maasinizin 1/4 ü ile bahceli bir evde oturabilirsiniz.

15- Herhangi bir branşta asistanlığa başladım, sonra değiştirebilir miyim?

Evet, değiştirebilirsiniz. Üstelik birbirleriyle çok alakasız değillerse pek süre kaybınız da olmaz. Branş değiştirmelerde herhangi bir sınav veya şart yok.

16- Asistanlık sonunda uzmanlık için bir sınav var mı?

Evet var ama başarı oranı oldukça yüksek, emin değilim, herhangi bir istatistik görmedim. İlk girişte kazanma oranının % 80 nin üzerinde olduğunu söyleyebilirim.

17- Çocuklarım var ve hiç Almanca bilmiyorlar. Nasıl olacak?

Öncelikle, 7 yaşından küçük çocuklarınız için hiç endişe etmeyin, fazla değil 1 yıl sonraki Almancalarına ağzınız açık kalacak. Yaş büyüdükçe ilk yıllar çekecekleri sıkıntı miktarı biraz artıyor. Ben yine de 9 yaş çocuklara kadar bile tek kelime bilmeseler de sorun olmayacağını söyleyebilirim. Çocuğunuzun yaşı büyüdükçe buraya gelmeden öğrenmesi gereken Almanca seviyesini artar.

Örneğin 9-10 yaş için A2, 11-13 yaş için B1 ve daha büyükler için B2 düzeyinde bir Almanca öğretmekte fayda var.

Dil sorunu için çocuklarınız yerine eşiniz adına daha çok endişe duysanız iyi olur. Sizinle beraber Almanca öğrenmesini, aranızda Almanca sohbet etmenizi tavsiye ederim.

********

Kararımızdan mutlu olmanın etkisiyle yaşadıklarımıza dair bu yazı biraz pembe bir tablo çizmiş olabilir. Bu nedenle şunları da eklemeliyim.

Başka bir ülkeye göç etmek hiç kolay bir karar değil, gerçekten cesaret istiyor. Çünkü,  kendi ülkende şehir hatta aynı şehirde mahalle değiştirmek bile büyük bir stres kaynağı iken ülke değiştirmek, bambaşka bir kültürün, iklimin parçası olmaya çalışmak keyifli olduğu kadar da yorucu. Ve her güzel şeyin olduğu gibi bunun da bir bedeli var.

Buraya yerlesen hekimlerin tamaminin cok mutlu oldugunu söyleyebilirim ama adaptasyon süreleri kisiliklerine bagli olarak degisiklik gosteriyor. Bazi arkadaslar cok kolay adapte oluyorlar, sanki 40 yildir buralarda yasamis gibi olanlar var ama yine de buraya yerleştikten sonra asgari 1 yıl sürecek olan adaptasyon süreci zor bir zaman. Dil yaninda mesleğinizi yaparken yaşayacağınız farklılıklardan, otomobil kullanma şeklinize, market alışverişine, çöpleri ayırmanızdan komşuluk ilişkilerine, iklim farkliliklarina kadar günlük yaşamınızda önemli farklılıklar olacak.

Ayrıca, eğer göç etmekten amacınız ailece huzur ve mutluluğa ulaşmak değil aslen kisa zamanda büyük paralar kazanıp tekrar ülkeye havalı bir dönüş yapmaksa burası doğru bir ülke değil. Amerika’yı deneyin derim. Burada asla para derdiniz olmaz ama burasi sadece hekimlik yaparak ultra zengin olunabilecek bir ülke de değil.

1-2 yil icinde kurulu sistemi iyice taniyinca kendiniz ve çocuklarınız için artik gelecek endişesi duymamanız gerektiğini hemen hissedeceksiniz. Kazandiginiz gelir ile Almanya sartlarinda dahi ilk % 10 luk gelir grubu standartlarinda bir hayatiniz olur. Mesleki açıdan ise insani koşullarda, saygı ve hoşgörü ortamında, kibar insanlarla çalışıp hekimliğin bazı ülkelerde hala çok değerli bir meslek olduğunu hissetmek isteyenler için ise çok doğru bir ülke.

Bunların dışında, burada hekimlik izni alıp yeni bir hayata başlamak imkansız bir hayal değil ama anlattıklarımdan burada izinlerinizi onaylamak için kollarını açmış, dört gözle sizi bekleyen memurlarla, kliniklerle dolu pespembe bir tablo olduğu anlamını da çıkartmayın..

Şu anki gibi 35.000 değil, 350.000 hekim açığı olsa bile prensiplerinden ödün vermeye alışkın olmayan, kuralcı, disiplinli bir toplumdan bahsediyoruz. Yani, “hekim ol da nasıl olursan ol, yine de gel”, gibi bir durum yok. Mevcut açığı en iyi seçilmiş hekimlerle, özenle hazırlanmış, esnetilmeyen kurallar ışığında, ağır ama emin adımlarla kapatmaya çalışıyorlar. Son dönemlerde artan bu tür talepleri bir düzen içinde, sağlıklı bir şekilde sürdürebilmek amacıyla son iki yıl içinde dört kez denklik prosedüründe değişikliğe gidildi. Her değişiklik kabul prosedürüne yeni ayrıntılar ekledi.

Okumus oldugunuz bu makalenin ilk hali 2014 te yazilmistir ve bu konuda bilgi veren ilk makaledir.  200 binden fazla okunmus, Türk hekimlerin böyle bir secenekleri de oldugunu ilk kez ögrendikleri bir makale olmustur. Simdi burada yasayan yüzlerce hekim ilk adimlarini bizim yardimlarimizla attilar. Bir coguyla ailece hala görüsüyoruz.

Bu süreçte yüzlerce hekim arkadaşa yaptığımız danışmanlık yardımlarının tecrübesiyle buraya yerleşmek isteyen hekimlerin bu islemleri asil mesleginden kalan bos zamanlarinda yapmaya calisan, ek gelir kapisi olarak gören sahislardan degil asil isi bu olan ve yasal sorumluluklari bir firmadan profesyonel destek almayı tercih edeceklerini öngörerek 2016 yilinda GOBİN Personal GmbH adıyla şirketlestik ve resmi danismanlik izinlerimizi aldik.

Sirketlesme öncesi ve sonrasi 6 yillik bir tecrübeye sahip firmamizda 2 si genel cerrahi,  biri psikiyatri dallarinda 3 ü uzman hekim olmak üzere 5 danisman hizmet vermektedir.

Sirketimiz burada yeni bir hayat kurmak isteyen tüm branşlardan hekimlere ve dis hekimlerine evraklarinin toparlanmasi, dosyalarinin hazirlanmasindan baslayip denkliklerinin alınması, sinav hazirligi, kurs organizasyonu, is görusmesi egitimi ve işe yerleştirmeye kadar olan bütün süreç için komple danışmanlık hizmeti veriyor. Firmamızdan Almanca, İngilizce ve tabi ki Türkçe olmak üzere üç dilli hizmet alabilirsiniz.

26 Kasim 2018 Pazartesi gününden itibaren Gobin Personal – Istanbul ofisimiz Atasehir’de hizmetinize giriyor. Adresi: Atasehir Bulvari, Gardenya 7/1  Kat 12, Daire 77. Atasehir / Istanbul

Ankara icin calismalarimiz devam ediyor. Netlesince bilgilerini buradan paylasacagim.

Web sitemizin adresi:  http://www.gobin-personal.de

Avrupa’ya hekim olarak yerlesme fikri hakkinda biraz daha ayrintiya ihtiyaciniz ve bu makalede yanıtını bulamadığınız sorularınız varsa asagida numarasini verdigim sirket telefonundan (öncesinde mesajlasip gorusme günü ve saatini kararlastirarak) görüntülü bir Whatsapp görüsmesi yapabiliriz. Görüntülü görusme randevusu icin mesaj yazarken lütfen kendinizi birkac cümle ile tanitiniz.

Görüntülü görüsme disinda mesaj veya mail ile gelen sorulara maalesef yanit veremiyorum.

Telefon: +49 173 452 80 17

Bu makaleyi sizin gibi kendisi ve cocuklari adina endiseleri olan meslektaslarinizla paylasmaniz dilegiyle hepinize sevgi ve selamlarımla.

Oğuz Bingöl

** 14 – 17 Aralik tarihlerinde  görüsmeler icin Istanbul da olacagim. Konuyla ilgili yüzyüze görüsmek isterseniz lütfen Whatsapp tan mesaj yaziniz.

Son güncelleme:  30.11.2018.

Oğuz Bingöl

 

TABİP GENEL BÜTÇE MAAŞI HESAPLAMA TIKLAYIN

DOKTOR SABİT EK ÖDEME HESAPLAMA

AİLE HEKİMLİĞİ MAAŞI HESAPLAMA

#almanya ingilizce tıp eğitimi #almanya tıp eğitimi #almanya tıp uzmanlık eğitimi #almanya'da tıp eğitimi ücreti #almanya'da tıp eğitimi veren üniversiteler